DUYURULAR

istatistikci.com üyelik avantajları -

istatistikci.com'a üye olarak, üyelerimize sunduğumuz avantajlardan hemen faydalanmaya başlayabilirsiniz!..

üyelik avantajlarını öğrenmek için tıklayın!..

 Detaylar...
Üniversite Temsilcimiz Olmak İster misiniz? -

istatistikci.com'da Üniversitenizi, Üniversitenizde istatistikci.com'u temsil etmek ve çok özel temsilcilik avantajlarından faydalanmak ister misiniz?
Detaylar için Tıklayın

 Detaylar...
Kitap Değişim Programımız Başladı !!! -

Bir kitap okudunuz ve çok beğendiniz... Bu kitaptan herkes faydalanmalı diyorsunuz. Veya beğendiğiniz ve okumak istediğiniz bir kitap var.  Beğendiğiniz ve değişim programına dahil edilmesini istediğiniz kitabınızı duyurabilir veya değişim programındaki bir kitabın size ulaştırılmasını talep edebilirsiniz...

 Detaylar...

Get This? Newsflash Scroller PRO for Mambo 4.5.1, © 2004 webraydian.com

Üye Girişi

Kimler Sitede

Şuanda 4 misafir bağlı

Aktif Üyeler

Şu an aktif üye yok

İstatistikler

Üyeler: 2746
Haberler: 66
Web Bağlantıları: 8

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

istatistikci.com toplam ziyaretçi sayısıistatistikci.com toplam ziyaretçi sayısıistatistikci.com toplam ziyaretçi sayısıistatistikci.com toplam ziyaretçi sayısıistatistikci.com toplam ziyaretçi sayısıistatistikci.com toplam ziyaretçi sayısıistatistikci.com toplam ziyaretçi sayısı
mod_vvisit_counterBugün197
mod_vvisit_counterDün553
mod_vvisit_counterBu Hafta1793
mod_vvisit_counterBu Ay3989
mod_vvisit_counterToplam339953
powered_by.png, 1 kB
Anasayfa arrow Makaleler arrow Ekonomi Makaleleri arrow MAKRO EKONOMİK REFORM SÜRECİNDEN MİKRO EKONOMİK REFORM SÜRECİNE
MAKRO EKONOMİK REFORM SÜRECİNDEN MİKRO EKONOMİK REFORM SÜRECİNE PDF Yazdır E-posta

Yazan: Yücel ULUISIK, Tarih: 01-01-2008 23:00

Okunma Sayısı : 3188    

Beğenilme : Yok

Yayınlama yeri : Makaleler, Ekonomi Makaleleri


Mikro Ekonomik Reform İhtiyacı 

Ekonomik reformlar içinde bulunduğumuz iktisadi iklimin koşullarını değiştirmeye başlamıştır. Bu çerçevede:

2001’den sonra uygulanan ekonomik programın temel özellikleri:    Sıkı para politikası (TCMB’nin bağımsızlığı ve dalgalı kur politikası)     Mali Disiplin     Kamu Yönetimi Reformu     Bankacılık sektörü reformu

Sonuçlar:    Tarihimizdeki en uzun ikinci büyüme süreci è     Değişmeyen işsizlik oranları     Enflasyon hedeflemesine geçiş    Değeri artan kur     Artan cari işlemler açığı 

2001 sonrası gerçekleştirilen ilk nesil reformlar sayesinde makro ekonomik temeller güçlendirilmiş ve Türkiye refah düzeyini hızla yükselterek gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşma fırsatını ilk kez yakalamıştır. Bugün gelinen noktada yeni nesil bir ekonomik programa ihtiyaç duyulmaktadır. Bir yanda makro istikrarın temellerini korurken diğer yandan mikro odaklı, serbest piyasa ekonomisinin kurumsal altyapısını güçlendiren ve iktisadi aktörlerin daha verimli faaliyetlere yönelmesi için uygun teşvikler sunabilen  ikinci nesil bir reform paketimim harekete geçirilmesi gerekmektedir.

MAKRO EKONOMİK REFORM SÜRECİNDEN MİKRO EKONOMİK REFORM SÜRECİNE  Mikro Ekonomik Reform İhtiyacı 

Ekonomik reformlar içinde bulunduğumuz iktisadi iklimin koşullarını değiştirmeye başlamıştır. Bu çerçevede:

 

     Artan cari işlemler açığı 

2001 sonrası gerçekleştirilen ilk nesil reformlar sayesinde makro ekonomik temeller güçlendirilmiş ve Türkiye refah düzeyini hızla yükselterek gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşma fırsatını ilk kez yakalamıştır. Bugün gelinen noktada yeni nesil bir ekonomik programa ihtiyaç duyulmaktadır. Bir yanda makro istikrarın temellerini korurken diğer yandan mikro odaklı, serbest piyasa ekonomisinin kurumsal altyapısını güçlendiren ve iktisadi aktörlerin daha verimli faaliyetlere yönelmesi için uygun teşvikler sunabilen  ikinci nesil bir reform paketimim harekete geçirilmesi gerekmektedir.

 Yatırım yapmanın önünde çeşitli  engeller  vardır. Türkiye ekonomisinin çok büyük bir ekonomi olduğu göz önüne alındığında, bu engellerin kaldırılması halinde ülkemizin önemli miktarda doğrudan yabancı sermaye yatırımı çekmesi beklenir. İlk engel, makro ekonomik istikrardır. Son krizden bu yana makro ekonomik istikrarın sağlanması yolunda önemli bir mesafe alınmıştır.Makro istikrar yatırımların hızla artması için gerekli koşuldur, ama yeterli değildir Ekonomi politikasında ihtiyaç duyulan değişiklikler başlıca dört başlık altında toplanabilir: 1. Sağlanmış olan makroekonomik istikrar ortamının devam ettirilmesi2. Eksik kalan yapısal reformların tamamlanması3. Reform sürecinin mikro ekonomik reformlara doğru genişletilip derinleştirilmesi4. Yatırım ortamını iyileştirme sürecinin devam ettirilmesi 

Mikro Ekonomik Reform Kavramı 

Yeni iklim, iş dünyasındaki davranış biçimlerini de değiştirmektedir.

 Eski çevre      Rekabet gücü:                                                      Ucuz işgücüne dayalıè     Maliyet ve fiyata dayalıè     Sınırlı AR-GE      Pasif pazarlaman      Yatırım ortamı:è     Yüksek enflasyonè     Düşük kur

     Kur çapası

 Yeni çevre    Rekabet gücü:    Nitelikli işgücü     Kaliteye ve bilgiye dayalı     AR-GE ön planda     Pazarlama yeniliklern      Yatırım ortamı:è     Düşük enflasyonè     Sınırlı teşviklerè     Dalgalı kur (2001) sonrası AKP’nin 5 yıllık birinci iktidar dönemi  zorunlu olarak, IMF çemberi içinde makro dengelerin yeniden tesisine kilitlenmiştir.. İkinci AKP döneminin temel gündemini ise “ekonomide yapısal dönüşüm” oluşturmaktadır. Gündemdeki dönüşümün tek felsefesi “Küresel rekabet edebilirliktir”. Bu gücü kazanmak için yapılması gerekenlere “Reformlar” adı verilmektedir. Gereken reformların iki düzeyi vardır: a) Genel reformlar ve b) Mikro reformlar. Genel reformların bir kısmı yapılmış, bir kısmı ise  yapılamamıştır.. Yapılamayan genel reformların yapılabilmesi için Anayasa’nın bu amaca göre yeniden yapılması gerekmektedir. Mikro reformlar ise, yapısal dönüşüme odaklanmış, üretim ekonomisine dayalı, istihdama çözüm bir büyüme stratejisi ve bu stratejiyi güçlendirmek için “yapılacak işler”dir. Bu bağlamda yatırım ortamı tesis edilecek ve yatırımlar desteklenecek; işsizlere kalifiye meslekler kazandırmak için mesleki eğitim reformuna girişilecek;. istihdam üzerindeki yükler en azından OECD ortalamasına çekilecektir. Sektör odaklı yeni bir teşvik sistemi getirilecek; Ar-Ge harcamaları acilen ve aşamalı olarak GSMH’nın yüzde ikisine yükseltilecek; KOBİ’ler için stratejik bir plan hazırlanacaktır. 

.Ekonomideki birimlerin davranışları, organizasyonları ve birbirleriyle olan ilişkileri değişmedikçe yapısal dönüşümün sağlanamayacağı açıktır. Bu açıdan bakıldığında makro önlemlerin amacının, mikro önlemlerin olumlu sonuç vermesini sağlayacak ortamı yaratmak olduğu ortaya çıkar. Çünkü bu tür mikro reformlar en fazla sektör düzeyinde, somut bir konuda değişiklik yapmayı hedeflerler. Onun için de bu kelime genelde çoğul olarak kullanılır. Bu tür reformları yapmanın yolu ekonominin bütününü karşılıklı ilişkiler içinde olan birimler olarak tanımlamak, bu ilişkileri ortaya koyma, ondan sonrada aksaklıkları, bütünü gözden kaybetmeyen bir çerçeve içinde ve uygun bir sıralamayla, giderecek biçimde bir reform programı uygulamaktır. Bu zahmetli bir süreçtir. Uygulayıcıların hem bütünü kavrayacak, hem de detayları

anlayacak bilgi düzeyinde olmalarını gerektirir Oysa ekonomideki birimlerin davranışları, organizasyonları ve birbirleriyle olan ilişkileri değişmedikçe yapısal dönüşümün sağlanamayacağı açıktır. Bu açıdan bakıldığında makro önlemlerin amacının, mikro önlemlerin olumlu sonuç vermesini sağlayacak ortamı yaratmak olduğu ortaya çıkmaktadır.

Bugüne kadar mikro reformların neleri içermesi gerektiğini ele alan çalışmalar yapılmıştır. Aralık 2001’de kurulan  Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu’nun ve Devlet Planlama Teşkilatı’nın çalışmaları mikro reform gerektiren alanların belirlenmesi adına faydalı olmuştur. En geniş anlamda sanayi politikası şeklinde ifade edilen mikro reformlar iki ana gruba ayrılmaktadır: Birincisi rekabet gücü olan faaliyet alanlarını teşvik etmeye yönelik politikaları, ikincisi ise tüm faaliyet alanlarında iş yapmanın önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik politikaları kapsamaktadır.

 

Bu reformların temel unsurları şu şekilde sıralanabilmektedir:

 
  • Ekonominin yönetiminde etkili olan düzenleyici ve denetleyici kurumlarda bağımsızlık, şeffaflık ve hesap verebilirlik garanti altına alınmalı, bu kurumlarda yönetim istikrarı korunmalıdır.
  • Enerji, ulaştırma ve telekomünikasyon sektörleri başta olmak üzere, liberalizasyon süreci hızlandırılmalı; bu sektörler adil rekabet koşulları sağlanarak özel sektöre tam açılmalı ve piyasa ekonomisi işler hale getirilmeli; bu sayede girdi maliyetlerinin dünya fiyatlarına gerilemesi sağlanmalıdır.
  •  Enerji arz açığı tehlikesi karşısında, piyasa dışı çözümlere yönelmek yerine, piyasa mekanizmalarının etkin işleyişini sağlayacak düzenlemelere gidilmeli; strateji belgesi özel sektör yatırımcılarını da içine alan bir süreç sonucunda yenilenmelidir.
  • Enerji sektöründe Strateji ve Koordinasyon çalışma grubu yasal bir çerçeveye kavuşturularak etkin biçimde çalıştırılmalıdır.
  • .Ücret dışı işgücü maliyetini yükselten vergi ve primler hafifletilmeli; zorunlu istihdam ve esnek çalışma ile ilgili yasal düzenlemeler, sosyal sigorta, sağlık, işsizlik prim oranları ile kıdem tazminatı sistemi bütüncül  olarak gözden geçirilmelidir. Ücret dışı işgücü maliyetlerinin düşürülmesi mutlaka kayıt dışılıkla mücadele ile eşzamanlı yürütülmelidir.

 

Cari işlemler Dengesi ve Mikro Ekonomik Reformlar Türkiye’nin Cari işlemler hesabına ilişkin iki yapısal sorun bulunmaktadır. Bunların birincisi, üretim yapısına ilişkindir: Türkiye ekonomisinin hızla büyüdüğü dönemlerde ithalat ve dolayısıyla cari işlemler açığı da hızla artmaktadır. İkincisi ise 2002’den itibaren dışsal şokların yaşanmadığı dönemlerde gözlenmeye başlanmıştır. Paradoksal olarak Türkiye ekonomisinde makro ekonomik istikrarın kalıcı hale gelmesi ve Avrupa Birliği (AB) sürecinin yolunda gitmesiyle ileride daha da belirginleşecektir. Bir yandan yerleşiklerin döviz cinsi mali varlıklara olan taleplerini azaltmaları ve yerli paraya dönmeleri, diğer yandan Türkiye’nin giderek daha fazla ve daha uzun vadeli yabancı sermaye çekecek olması nedenlerine bağlı olarak döviz arzı ile döviz talebi arasındaki farkın artması bu sorunu yaratmaktadır. Artan döviz arz fazlasına bağlı olarak, olumsuz dışsal şokların yokluğunda lira değerlenme baskısı altında olacak ve cari işlemler hesabı da yüksek düzeylerde açık verebilecektir. Dikkat edilirse her iki sorun da uygulanan para ve kur politikalarından büyük ölçüde bağımsız bir biçimde oluşmaktadırlar. Şüphesiz para ve kur politikalarının durumu bu sorunların boyutunu etkileyebilecektir. Ancak önemli olan nokta, bu sorunların çözümü için rekabet gücünü arttırıcı reel önlemlerin alınmasının gerekliliğidir. Bu anlamda bu sorunlar ‘parasal’ değil reel sorundurlar. 2001 yılının mayıs ayında uygulamaya konulan program çerçevesinde gerçekleştirilen yapısal reformlar ve istikrar yönünde atılan önemli adımlar gibi unsurlara bağlı olarak 2002’den bu yana belirgin verimlilik artışları kaydedilmiştir. Özellikle 2002 yılının ortalarından itibaren artmaya başlayan ihracatın arkasında verimlilik artışları bulunmaktadır.  Uygulanacak kur ve faiz politikasından büyük ölçüde bağımsız olarak yukarıda belirtilen koşullar altında Türkiye ekonomisi yüksek düzeyde cari açık kaydetme sorunu ile başa çıkabilmek için verimlilik artışlarının süreklilik kazanması gerekmektedir 

Başlıca Mikro Ekonomik Reformlar 

Şüphesiz bu tür politikalar çok geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Bu reformların ayrıntılı bir şekilde tartışılması çok daha kapsamlı çalışmaları gerektirmektedir. 

1. Vergi oranları ve Kayıt Dışı Ekonomi

Verimlilik düzeyinin daha yukarıya çıkarılmasına engel oluşturan birçok düzenlemeden söz etmek mümkündür. Bu çerçevede ele alınabilecek konuların başında kayıt dışı ekonominin boyutunun azaltılması gelmektedir. Kayıt dışı ekonomi ile vergi oranları arasında yakın bir ilişki olduğu bilinmektedir. Türkiye’de vergi tabanının OECD ülkeleri ile karşılaştırıldığında oldukça küçük olduğu ve vergi oranlarının da yüksek olduğu bilinmektedir.4 Keza, istihdam üzerindeki vergi yükleri de oldukça fazladır. Örneğin, net asgari ücret 380 YTL iken bunun işverene maliyeti 645 YTL’dir. Yüksek vergi yükleri kayıt dışına çıkmayı özendirmekte, kayıt içinde olanlarla kayıt dışında olanlar arasında haksız rekabet doğurmaktadır. Bunun, teknolojik yenilik yapmanın ve verimliliği arttırmanın önündeki başlıca engellerden birisi olduğu ifade edilebilir. Ayrıca, kayıt dışı faaliyetler işletmelerin ölçeklerinin de küçük kalmasına neden olmaktadır. Mesela, 50 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerine bazı zorunlu istihdam yükümlülükleri getirilmektedir. Bu yükümlülüklerin ‘toplumca arzu edilebilir’ yükümlülükler olup olmadıkları ayrı bir tartışma konusudur. Ancak, bu tür yükümlülükler nedeniyle Türkiye’deki işyerlerinin ezici bir çoğunluğu 50’den az işçi çalıştırmaktadır. Diğer üretim girdilerinin bazılarının maliyetleri de benzeri nedenlerle yüksektir. Özellikle enerji ve telekomünikasyon bu açıdan dikkat çekicidir 

2.İstihdama İlişkin Düzenlemeler 

İşgücü piyasası mikro reformlarla desteklenmediği sürece, uygulanmakta olan makro politikalar, istihdam olanaklarını daha da ileri götüremeyecektir. 50’den çok işçi çalıştıran işletmelerde özürlü, terör mağduru ve es ki hükümlü çalıştırma zorunluluğu, işletmeleri zorlaması ya da idari para cezaları ile karşı karşıya bırakmasının yanı sıra mağdur kesimlerin yararlanması amacına da hizmet edememektedir. Zorunlu istihdam, işin niteliği ve çalıştırılan işçi sayısının büyüklüğü dikkate alınarak değişen oranlarda belirlenebilir. Bu sistem, vergi, prim indirimleri gibi işvereni teşvik edici düzenlemelerle etkinleştirilebilir. İş Kanunu ile getirilen yarı zamanlı çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri Türkiye’de yaygın bir uygulama alanı bulamamıştır. Oysa bu tür çalışma istihdam artışına, kayıt dışı çalışmanın azaltılmasına ve dezavantajlı kesimlerin istihdamının sağlanmasına destek olabilir . İşgücü piyasasındaki katılıkların ortadan kaldırılması suretiyle ekonominin istihdam yar atma kapasitesinin ve istihdam kalitesinin artırılması gereklidir. Bu çerçevede yapılması gereken düzenlemeler şunlardır:

  • Orta ve uzun vadede, istihdam üzerindeki vergi kalemleri yeniden düzenlenerek, işgücü maliyetlerinin aşağı çekilmesi sağlanabilir.
·        Kısa vadede ise ilk işe girenlerin işgücü maliyetlerini oluşturan bazı vergi ve benzeri kalemlerde indirime gidilmelidir.
  • Zamanla işsizlik sigortasının kıdem tazminatını ikâme edeceği bir sistemin tasarlanmasında fayda bulunmaktadır.

·    Kıdem tazminatı oranları düşürülürken, işgücünü korumak için işsizlik sigortası uygulamasının kapsama alanının genişletilmesi sağlanabilir.

3.Finansmana Erişim

Rekabet gücünü arttırmaya yönelik yatırımların yapılabilmesi için firmaların finansmana erişimi kuvvetlendirilmelidir. Bu amaçla hukuk sisteminde gerekli değişiklikler yapılmalı, kredi maliyetleri azaltılmalı, şirketlerin kredi performanslarına yönelik bilgi paylaşım sistemleri geliştirilmeli, kredi verenlerin ipotekler üzerindeki haklarını geliştirici adımlar atılmalıdır. Şirketlerin kayıt içine girmelerini kolaylaştıracak tedbirler alınmalıdır

  • Bankacılık sektörü krediler içinde KOBİ'lerin payını artıracak politikalar izlemeli, kredi mekanizmaları kolaylaştırılmalı.
  •  Şirketlerin performans bilgilerinin paylaşımı etkinleştirilmeli, Basel 2 konusunda bilgilendirilmeli.
  • Krediye erişimi kolaylaştırmak, finansal piyasaların derinleşmesini ve çeşitlenmesini sağlamak ve ekonomideki işlem maliyetlerini düşürebilmek için kapsamlı bir hukuk ve yargı reformu tasarlanmalıdır.
  • İpotek kullanımı yeniden düzenlenmeli, özellikle taşınır varlıkların ipotek edilmesinin kolaylaştırılması ve satılmasına yönelik adımlar atılmalı.
  • Yurtiçi kredilerin sigortalanmasında yaşanan hukuki sorunlar giderilmeli.
  • Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) kaldırılmalı.
  • Bireysel emeklilik sistemine kurumsal katılımı teşvik edecek vergi ve sosyal güvenlik mevzuatı düzenlemeleri hayata geçirilmeli.
  • Finansal sektörde bankacılık dışındaki finansal araçlar geliştirilmeli ve hem mevcut, hem de yeni gelişecek finansal araçlara hane halkının daha kolay ulaşabilmesine yönelik aracılık hizmeti veren kurumlar teşvik edilmeli.
  • Özel sektör tahvillerinin yaygın bir finansal araç olarak kullanımını sağlayacak düzenlemeler hayata geçirilmeli.
  • KOBİ'lerin sermaye piyasalarından daha fazla yararlanması için, KOBİ ihraçları konusunda özelleşmiş bir piyasanın oluşturulması gerekli

 

4.Üretim Düzenlemeleri

Bir diğer reform alanı üretim piyasalarına ilişkin düzenlemelerdir. Bu çerçevede, sektörlerde yeni işyerlerinin kurulabilmesini özendirici önlemler almak gerekmektedir. Bu önlemlerin rekabeti arttırması ve böylelikle verimsiz çalışan kuruluşların tasfiyesi ile sonuçlanması beklenir. Giriş kolaylıkları gibi çıkış kolaylıkları da son derece önemlidir. Türkiye’yi bu açıdan çeşitli ülkelerle kıyaslamakta ve alınabilecek önlemleri tartışmaktadır. Özellikle giriş maliyetleri ve çıkış işlemlerinin hem süreleri hem de maliyetleri açısından Türkiye dezavantajlı bir konumda görünmektedir. Giriş ve çıkışı engelleyici düzenlemelerin kaldırılması yatırım yapmayı cazip hale getirici gelişmelerden birisi olacaktır. Bir diğer önemli reform alanı yargı sistemine ilişkindir. Sözleşmelerin bağlayıcılığının sağlanması, şirketlerin tasfiyesi gibi konularda Türkiye’nin başka ülkelere göre önemli dezavantajları vardır. 

5.Beşeri Sermayenin Gelişimi 

Beşeri sermayenin gelişiminin büyüme açısından ne denli önemli olduğu büyüme yazınında sıkça ele alınan bir noktadır.AB sürecinde bazı düzenlemeler nedeniyle bazı sektörlerde istihdamın azalacağı da bir gerçektir. Keza, bazı geleneksel ihracat sektörlerimizde artan Çin ve Hindistan rekabeti nedeniyle istihdamın olumsuz etkilenmesi beklenebilir. Hem beşeri sermayenin hem de rekabet gücümüzün arttırılması ve reformların gerçekleştirileceği AB sürecinin kesintiye uğramaması için ‘beceri arttırıcı’ eğitim programlarına gereksinim vardır. Bu çerçevede: ·        Gelecek vaat eden sektörlerin ve iş sahalarının ihtiyaç duyduğu becerilerin gelişmesine yönelik işgücü eğitimi politikaları tasarlanmalı. ·        Yeni beceri ve meslek kazandırma programları oluşturulurken, bu programlar piyasa odaklı olmalı ve bölgesel ihtiyaçlar göz önüne alınmalı. ·        Ulusal düzeyde ihtiyaç duyulan beceriler için uzaktan öğrenim yöntemleri kullanılmalı. ·        Meslek yüksek okullarında yapılan yatırım artırılmalı, eğitim programları ihtiyaçlara yanıt verir hale getirilmeli. ·        Üniversitelerde ve meslek yüksek okullarında (MYO) pratik eğitim ve staj eksiklikleri giderilmeli. ·        İngilizce başta olmak üzere dil ve bilgisayar becerileri geliştirilmeli.  

6. Teşvik Politikası 

Mevcut teşvik politikamızın, özellikle araştırma ve geliştirme faaliyetlerine önem veren ve teknolojisini yenileyen sektörlere ağırlık verecek biçimde gözden geçirilmesi gerekmektedir. Çin ve Hindistan gibi ülkelerdeki ucuz işgücü nedeniyle rekabet etmemizin mümkün olmadığı sektörlere teşvik verilmesinin bir yararı yoktur. 

Mikro Reformlar ve Sosyal Dayanışma 

Mikro reformların gerçekleştirilmesi, makro reformlara oranla daha detaylı ve titiz hazırlanmış bir program ve uygulama becerisi gerektirmektedir. Toplumun farklı kesimleri, mikro reform uygulamalarından değişen boyutlarda etkilenecektir. Açıkçası, bu reformların uygulanmasından bazı toplum kesimleri zararlı çıkacaktır. Dolayısıyla, mikro reformların, sonucunun alınmasına kadar geçen süre içinde katlanılması gereken bir toplumsal maliyeti vardır. Reformlardan kaynaklanan getirilerin ortaya çıkmasının vakit alacağı, bu getirilerin eşit paylaşılmayacağı, reformların maliyetlerinin ise bugünden üstlenildiği ve bu külfetlerin de eşit dağılmayacağı dikkate alındığında, ekonomi yönetiminde gereken inceliklerin boyutları açığa çıkmaktadır. Mikro reform süreci şeffaf bir şekilde yönetilmeli, ürün ve hizmet piyasalarında yapılacak reformların, toplumun dar gelirli kesimleri için yol açabileceği maliyet dikkate alınarak, bu amaç için özel tasarlanmış toplumsal dayanışma mekanizmaları geliştirilmelidir. Bu mekanizmalar ile örneğin, kayıt dışından kayıt altına alınma maliyetlerinin ya da elektrik fiyatlarında ortaya çıkabilecek artışların karşılanması sağlanmalıdır. .

Sonuç 

Mikro ekonomik reformlardan beklenen sonuç işletmelerin uluslararası düzeyde rekabet edebilirliğinin sağlanmasıdır. Rekabeti engelleyen bir mevzuat ortamı, devletin ekonomik yaşam üzerinde kuvvetli baskısı, dünya fiyatlarının çok üstünde girdi fiyatları ve emek, hizmet ve
ürün piyasalarının katılığı anlamına gelen daha birçok olumsuz faktörün varlığı elbette ki mikro ekonomik reformların gerçekleşmesine katkıda bulunacak bir ortam yaratmayacaktır. Ama, mikro ekonomik reform telkin ve taleplerinin tek muhatabının hükümet ve bürokrasi olmaması gerekir. Onlar kadar, belki onlardan da çok, muhatap şirket ve işletmelerin kendileridir. Dolayısı ile yapılmakta olan mikro ekonomik reform telkin ve taleplerinde hükümet ve bürokrasinin rolü sınırlıdır. Ondan sonrası şirket ve işletmelerin kendi organizasyonları içinde yaratıcılık ve rekabet güçlerini yükseltmek için yapacakları reformlardır.

 Yazımızı tamamlarken Active Academy grubu  tarafından organize edilen 5. Uluslararası Finans Zirvesi’nin , 05–06 Aralık 2007 tarihlerinde İstanbul Swiss Otel’de “Türkiye’nin Rekabet Gücü: Makrodan Mikroya” ana temasıyla gerçekleştirileceğini vurgulamakta yarar görüyoruz.

 Kaynaklar ÖZATAY, Fatih; Cari İşlemler Dengesine İlişkin İki Yapısal Sorun Ve Mikro Reform Gereği, 

Uluslararası Ekonomi Ve Dış Ticaret Politikaları Dergisi, DTM Yayını, Yıl:1,Sayı :1, 2006, S.38-50. 

ÖZATAY, Fatih  ve Güven Sak; Türkiye Ekonomisinin Yapısal  Dönüşümü, İntibak Yönetimi, Risk Yönetimi ve Rekabet Yönetimi İçin Yeni Gündem, 

Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı, Nisan 2006.

 

TEPAV(Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı), 

İkinci Nesil Reform Sürecinin Öncelikleri, Ağustos 2007.

 

TÜSİAD ,

Ekonomik Görünüm Ve Politikalar, 19 Ekim 2007.

Arş. Göv. Şükrü CİCİOĞLU

Sakarya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi

İktisat bölümü


Son Güncelleme : 07-10-2008 19:21

   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Beğenilme
Yazdır
Arkadışıma Gönder
İlgili Makaleler

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.

Gönderilen yeni yorum yok



mXcomment 1.0.5 © 2007-2010 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
 
< Önceki   Sonraki >
© 2010 istatistikci.com | Türkiye'nin İstatistik Portalı | istatistik
1996 - 2007 Türkiye'nin İstatistik Portalı