|
Elektrik ve doğalgaza Haziran’da yine zam bekleniyor; benzin de
petrol nedeniyle sürekli zamlanıyor. Türkiye bu noktada ne yapmalı?
Enerji Uzmanı Pamir’e göre, Türkiye kendi doğal kaynaklarına yönelmeli
ve bu alanda teşvikler verilmeli.
Hükümet, 2008 - 2011 yıllarını kapsayan
orta vadeli mali plan kapsamında, bütçe harcamalarında ortaya çıkan
artışlar için yeni önlem almaya hazırlanıyor. Buna göre, akaryakıt ürünleri üzerinden
alınan özel tüketim vergisinin artırılması gündemde. Bu da, benzine,
tüp gaza, mazota zam yapılması anlamına gelecek.
Fiyatlar karşılaştırıldığında, Türkiye dünyanın en pahalı benzinini
kullanıyor. Türkiye’de 1 litre benzinin litresi 3,44 YTL iken,
İngiltere’de 3,02 YTL, Avusturalya’da 3 YTL, Fransa’da 2,71 YTL
ödeniyor.
Pahalı benzin fiyatının yanı sıra, Türkiye vergi yükü
açısından da diğer ülkelerle yarışıyor. Türkiye’de 1 litre benzindeki
vergi yükü yüzde 63 iken İngiltere’de bu oran yüzde 65.2., Fransa’da
yüzde 63.7, Almanya’da yüzde 63.4 düzeyinde yer alıyor.
Artan
petrol fiyatlarının etkisiyle Haziran başından itibaren elektrik ve
doğalgaza da yeniden zam yapılacak. Elektrikteki zam oranının yüzde
15-20 oranında olacağı belirtiliyor. Doğalgaz fiyatları ise her ay
yeniden belirlenecek ve bu uygulama 1 Temmuz’da başlayacak.
Yılbaşında
elektriğe konutta yüzde 15, sanayide yüzde 10 oranında, doğalgaza da
konutta yüzde 7.4, sanayide ise yüzde 6.5 zam yapılmıştı.
Türkiye’de
enerji fiyatlarında ibre sürekli yukarı gidiyor. Dünya genelinde artan
fiyatlar bu seyrin süreceğini gösteriyor. Petrol 122 doları da aşarken,
buna bağlı olarak doğalgaz fiyatlarında da artış bekleniyor.
UYUYAN ENERJİ POTANSİYELİ
NTV
yayınına katılan Enerji Uzmanı Necdet Pamir, Türkiye’nin öncelikle
kendi doğal kaynaklarının doğru tespitini yapması gerektiğini
belirterek, Türkiye’nin yıllardır bu konuda hata yaptığını savundu ve
özellikte doğalgazda bağımlı hale getirilmesinin hata olduğunu kaydetti.
Pamir Türkiye’nin adeta ‘uyuyan’ enerji potansiyeline ilişkin olarak şunları söyledi:
Türkiye’nin tüm aksine iddialara karşın zengin hidroelektirik
potansiyeli var. 180 milyar kilovatsaatlik potansiyelin dörtte üçü
bekliyor.
İkinci önemli kaynak linyit. Türkiye’de yaklaşık 10 milyar tonluk
linyit var. Tüm eksiklere rağmen MTA’nın çalışmalarıyla 2.5 milyar
tonluk yeni linyit rezervi de buna eklendi. Bunun da üçte ikisi
bekliyor.
Rüzgar gücü konusunda mevcut kurulu güç olan 40 bin 500 megavattan daha
fazla 48 bin megavatlık bir potansiyel el değmemiş durumda. Yanlış
politikalar yüzünden rüzgarı da yeterince kullanamıyoruz. Güneş ve
jeotermal da bunlara eklenebilir.
‘KENDİ KAYNAKLARIMIZA TEŞVİK VERİLMELİ’
Türkiye’nin
bir an önce kendi kaynaklarını devreye sokması gerektiğini belirten
Pamir, “Rüzgarınız, jeotermaliniz, suyunuz, linyitiniz size ait. Bu
alanda teşvik verilmeli, bunların çoğu yenilenebilir kaynaklar. Ancak
hata üstüne hata yapılıyor. Yeni dogalgaz ve ithal kömür santralleri
devreye sokuluyor. Bu yanlışın durdurulması lazım. Kendimize ait
kaynaklara teşvik vermemiz gerekiyor” dedi.
Küresel krizle bir
talep daralması olacağına dikkat çeken Pamir, petrol fiyatlarının
yüksek düzeyinin devam etmeyeceğini ve zamanla doğalgazda da gerileme
beklenebileceğini ifade etti.
|