DUYURULAR

istatistikci.com üyelik avantajları -

istatistikci.com'a üye olarak, üyelerimize sunduğumuz avantajlardan hemen faydalanmaya başlayabilirsiniz!..

üyelik avantajlarını öğrenmek için tıklayın!..

 Detaylar...
Üniversite Temsilcimiz Olmak İster misiniz? -

istatistikci.com'da Üniversitenizi, Üniversitenizde istatistikci.com'u temsil etmek ve çok özel temsilcilik avantajlarından faydalanmak ister misiniz?
Detaylar için Tıklayın

 Detaylar...
Kitap Değişim Programımız Başladı !!! -

Bir kitap okudunuz ve çok beğendiniz... Bu kitaptan herkes faydalanmalı diyorsunuz. Veya beğendiğiniz ve okumak istediğiniz bir kitap var.  Beğendiğiniz ve değişim programına dahil edilmesini istediğiniz kitabınızı duyurabilir veya değişim programındaki bir kitabın size ulaştırılmasını talep edebilirsiniz...

 Detaylar...

Get This? Newsflash Scroller PRO for Mambo 4.5.1, © 2004 webraydian.com

Üye Girişi

Kimler Sitede

Şuanda 31 misafir bağlı

Aktif Üyeler

Şu an aktif üye yok

İstatistikler

Üyeler: 3456
Haberler: 77
Web Bağlantıları: 9

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

istatistikci.com toplam ziyaretçi sayısıistatistikci.com toplam ziyaretçi sayısıistatistikci.com toplam ziyaretçi sayısıistatistikci.com toplam ziyaretçi sayısıistatistikci.com toplam ziyaretçi sayısıistatistikci.com toplam ziyaretçi sayısıistatistikci.com toplam ziyaretçi sayısı
mod_vvisit_counterBugün198
mod_vvisit_counterDün774
mod_vvisit_counterBu Hafta198
mod_vvisit_counterBu Ay3851
mod_vvisit_counterToplam603921

İŞ AKIŞI

SYNDICATE

powered_by.png, 1 kB


Anasayfa
Bir şehir efsanesi: Bor PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 4
Kötüİyi 
Yazar istatistikci.com Administrator   
Salı, 07 Ekim 2008
Image  Türkiye’nin bor rezervi konusunda yanlış algılamalar olduğunu belirten Eti Maden Genel Müdürü Yılmaz, “Vatandaş, elimizdeki boru kömür gibi kazıp pazara gönderdiğimizi, ne kadar gönderirsek o kadar kazanacağımızı zannediyor. Böyle bir şey yok” dedi. Eti Maden İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Orhan Yılmaz, dünyada ve Türkiye’de bor rezerviyle tüketim hızı arasında müthiş bir orantısızlık olduğunu belirterek, “Dünyada 4 milyar ton bor rezervi var, bunun yüzde 72’si Türkiye’de. Ama Türkiye dahil yıllık tüketim sadece 4 milyon ton.

Vatandaş elimizdeki boru kömür gibi kazıp pazara gönderdiğimizi, ne kadar çok gönderirsek o kadar fazla kazanacağımızı zannediyor. Böyle bir şey yok” dedi. 

Yılmaz, Türkiye’nin bor rezervi konusundaki hesaplamalar ve değerlendirmelere ilişkin yaptığı açıklamada, kamuoyunda bor konusunda “şehir efsanesi” olduğunu söyledi.

Bor kimyasallarının yüzde 95’inin cam, seramik ve deterjan sektörüne satıldığını, bunların dışındaki sektörlere satılan miktarın çok küçük olduğunu ifade eden Yılmaz, “Dünyada ve Türkiye’de bor rezerviyle tüketim hızı arasında müthiş bir orantısızlık var” dedi.

Bordaki temel meselenin tüketim hızını artırmak olduğunun altını çizen Yılmaz, şöyle konuştu:

“Borda arz fazla talep az, en temel konu bu. Bu noktayı ihmal ederek analiz yaptığınızda, bütün tablolar pembe olur. Türkiye’nin bor rezervi 2,5 milyar ton, yani dünya rezervinin yüzde 72’si Türkiye’de. Türkiye dahil dünyanın bor rezervi ise 4 milyar ton, ancak bor kimyasalı ve konsantresi olarak tüketim hızı yıllık sadece 4 milyon ton. Halihazırda dünyaya bin sene yetecek kadar bor var. Bunun 700 senesini tek başına Türkiye karşılayabiliyor. Biz olmasak bile piyasada dünyaya 300 sene yetecek bor var. İşte pembe tablo çizenlerin görmediği şey bu. Sanki biz ne üretirsek hepsini satabileceğiz, müşteri bizi bekliyor gibi düşünüyorlar. Bu da yanlış algılamalara neden oluyor.”

“Bor konusunda kamuoyuna bol miktarda iyimserlik havası pompalanıyor” ifadesini kullanan Yılmaz, “Türkiye’deki borun ‘tüm iç ve dış borçları ödeyebileceği’, GSMH’ye üç katı kadar katkı yapacağı’ gibi laflar söyleniyor. Bunların hiçbirinin aslı astarı yok” diye konuştu.

Türkiye’nin bor varlığının değeri konusunda hesaplama yapanların çok pahalı bir bor kimyasalını referans aldıklarını, rezervi onunla çarparak bazı rakamlara ulaştıklarını anlatan Yılmaz, “Elimizde o kadar büyük miktar var ki, en ucuz bor kimyasalı fiyatından bile hesaplanırsa inanılmaz rakamlara ulaşılır, ama sattığımız miktar belli” dedi.

Yapılan hesaplama ve değerlendirmelerin Türkiye’nin bor rezervi değeri konusunda kamuoyunda yanlış algılamaya neden olduğunu dile getiren Yılmaz, “Vatandaş elimizdeki boru kömür gibi iş makineleriyle kazıp pazara gönderdiğimizi, ne kadar çok gönderirsek o kadar fazla para kazanacağımızı zannediyor. Böyle bir şey yok” şeklinde konuştu.

BOR MADENLERİ KESİNLİKLE SATILMAYACAK
Eti Maden Genel Müdürü Yılmaz, Türkiye’deki bor madenlerinin “40 milyon dolara satılacağı” yönünde söylentiler olduğunu da hatırlatarak, bu iddiaların Eti Maden’in kasasında 250 milyon dolar nakit parası bulunduğunda ortaya atıldığına dikkati çekti.

Eti Maden’in kasasında şu anda yaklaşık 130 milyon dolar parası olduğunu ifade eden Yılmaz, “Bor madenlerinin satılması gibi bir şey kesinlikle söz konusu değil. Eğer özelleştirilecek olsa öncelikle özelleştirme kapsam ve programına alınır, şartnameler alınır, açık ihaleyle ihaleye çıkılır. Bu safhaların hiçbiri yok. Çünkü ortada böyle bir şey yok. Vatandaşlarımız bu gibi söylentilere inanmasınlar” diye konuştu.

NÜKLEER ENERJİDE BOR, ÇORBADA TUZ GİBİ
Yılmaz, Türkiye’nin yüksek miktardaki bor rezervinin, kurulması planlanan nükleer santrallar için avantaj olup olmadığına ilişkin de nükleer enerjiyle bor kimyasalları arasında dolaylı bir bağlantı olduğunu söyledi.

“Bor, nükleer enerjinin olmazsa olmazı asla değildir” diyen Yılmaz, borun sadece nükleer reaktörlerde soğutucu olarak kullanıldığını, bunun da “yemeğe katılan tuz gibi” olduğunu vurguladı. Yılmaz, nükleer santral kurulmasının borikasit tüketimini artıracağını ancak bunun zannedildiği gibi yüksek bir miktar olmadığını da belirtti.

BORDAN ENERJİ ÜRETİMİ
Bordan enerji üretme konusundaki çalışmalara da değinen Yılmaz, bu konuda da borun dolaylı bir işlevi olduğunu, borun kendisinin bizatihi yakıt olmadığını, sadece hidrojen tutma özelliğinden dolayı söz konusu uygulamalarda sodyum borhidrür adlı bor kimyasalı kullanıldığını kaydetti.

Sodyum borhidrürü hidrojen taşıyıcısı olarak kullanarak hidrojen ortaya çıkarıp onu da yakıt olarak kullanmanın teknik olarak mümkün olduğunu ifade eden Yılmaz, “Ancak bunun teknik olarak mümkün olmasıyla ekonomik olarak mümkün olması çok farklı şeyler. Bugün itibariyle bu iş teknik olarak yapılıyor ama ekonomik değil” dedi.

Yılmaz, fosil kaynaklar bittiğinde alternatif enerji kaynakları olması gerektiğini, bugün itibariyle hidrojenden enerji üretmenin ekonomik olma noktasından uzak olsa bile ileride klasik yöntemlerle arasındaki farkın azalabileceğini, dolayısıyla bu tür çalışmaların devam etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak : AA

 
Sonraki >

SON EKLENEN İLANLAR



 
= Ad with Photo

ETKİNLİK TAKVİMİ

Şubat 2012
PztSalÇrşPrşCumCtsPaz
0102030405
06070809101112
13141516171819
20212223242526
272829

YAKLAŞAN ETKİNLİKLER

There are no upcoming events!

Döviz Bilgileri

USD Alış1.7457 YTL
USD Satış1.7541 YTL
EURO Alış2.2989 YTL
EURO Satış2.3100 YTL

Anketler

Üniversite ve bölüm tercihimi yaparken ...
 

Rasgele Resim

altin.jpg
© 2012 istatistikci.com | Türkiye'nin İstatistik Portalı | istatistik
1996 - 2007 Türkiye'nin İstatistik Portalı